Bilgin, Taraf gazetesinden Neşe Düzel'in "Basın hükümet de kurdu, değil mi?" sorusuna "Evet bakan tayin etti. Bir ara basın o kadar güçlü hale geldi ki, kimin hükümete gireceği kimin girmeyeceği pazarlıklarını yapar oldu" diye yanıt verdi.
Sabah gazetesindeki habere göre; Bilgin'in "Basın başbakan tayin etti mi hiç?" sorusuna yanıtıysa şöyle oldu: "28 Şubat'a bakarsanız, sonuçta o da oldu. Hürriyet Grubu ile bizim SABAH Grubu arasında büyük rekabet vardı. Promosyon kavgası yaşanıyordu. Onların tenceresi, bizim tencere, onların televizyonu bizim televizyon derken onların başbakanı bizim başbakana kadar vardı iş. Hürriyet Mesut Yılmaz'a, biz Tansu Çiller'e destek verdik. Sonuçta onlar kazandı. Ama o arada da basında büyük bir çürüme başladı."
Bilgin'in sorular üzerine yaptığı açıklamaların bazıları da şöyle:
(Başbakan Erdoğan'ın gazete patronlarına yönelik sözleri) Türkiye'deki bütün başbakanların, gazetelerden, gazete sahiplerinden ve gazete yazarlarından şikâyetleri olmuştur. Yeni olan, şimdiki başbakanın çok daha açık sözlü olması. Gazete sahiplerini dükkân sahibine, yazarları da tezgâhtara benzetmesi biraz ağır kaçıyor ama pek de haksız değil. Maalesef bu sözlerinde gerçek payı var.
(1990'larda gazete patronu-siyaset ilişkisinin ekonomik sonuçları) 1995'ten sonra Türkiye'de neredeyse bir ganimet paylaşımı yaşanmaya başladı. Diyelim ki enerji dağıtım ihalesi verilecek. Birini Erol Aksoy'un Show TV'si, birini de bir başka medya kuruluşu alıyordu. Türkiye'de durum böyle garip bir hale gelmişti. (28 Şubat döneminde medya) Hem asker güçlendi, hem medya. Hükümetler ise çok zayıftı. Medya o dönemde askerle ve yargıyla ittifak yaptı. (...) Bugün görüyoruz ki, manipülasyonlar da doğrusu ustaca yapılmış. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi 28 Şubat da bir darbe süreciydi.
(28 Şubat döneminde askerlerden size hiç yazarlarla ilgili uyarı geldi mi?) Evet geldi. Türkiye 28 Şubat sürecinde çok sevimsiz günler geçirdi. Çevik Bir'le yardımcısı Erol Özkasnak'ın Genelkurmay davetleri başladı. Ben birkaçına gittim. Bir defasında Erol Özkasnak'ın elinde 'Dinç basını' diye bir liste vardı. Bu listede yazarları klasifiye edip değerlendirmişti.
|