Anasayfa >> Güncel >> Mit Kanununun Getirdiği Sakıncalar !
Facebook'ta Paylaş
  
[-] Normal [+]
Mit Kanununun Getirdiği Sakıncalar !

Mit Kanununun Getirdiği Sakıncalar !

"MİT Kanunu değişikliğiyle savcılara her tür suç soruşturması için getirilen "başbakandan izni şartı", türlü sıkıntıları peşine takarak geliyor."

- Demokratik hukuk devletleri açısından arkaik bir sistem sayılan "soruşturma izni", kanunlarımızda sivil denetim usulü bile belirtilmeyen ve geçmişinde bu denetimsizlikle pek çok skandala sahne olan MİT için daha da güçlendirilmiş oluyor.

- MİT içinde gelişebilecek kanun ihlallerinin başbakana izafe edilmesine zemin hazırlayabilir.

- MİT'e giydirilen bu güçlü koruma zırhıyla, muhtemel bir AK Parti sonrası koalisyonda, demokrasinin ve milletin halini düşünmek bile ürkütücü.

-Denetimsiz istihbarat servisleri üzerinde yargısal, siyasal ve idari denetimin sağlanması, hükümetin gücünü artıracaktır.

- Fakat hem denetimsizlik hem de geri bir adım sayılan "soruşturma izni"nin terör suçlarını bile kapsayacak şekilde genişletilmesi, bir müsteşarla asla zaptedilemeyecek olan servisin kontrolünü daha da zorlaştıracaktır.

Gülay Göktürk/Bugün

Mit Kanunu'nun getirdiği sakıncalar

AK Parti iktidarı, Türkiye'nin 21. asırdaki olgun demokrasi umudu.

Bu yolda gösterdiği gayreti ve aldığı ciddi mesafeleri görmemek için kör olmak gerek.

Görüyorum, alkışlıyorum ve görmeye devam etmek istiyorum.

Gayem, bu demokratik metamorfozun aynı sürat ve kararlılıkla devam etmesi.

Sivil anayasa inşası, kurumlara demokrasi gömleğinin giydirilmesi, vesayetin tasfiyesi ve kurumsallaştırılması, devlet içindeki derin odakların tasfiyesi gibi çok önemli hedefler için siyasal iktidarın aynı güç ve heyecanla yola devam etmesi gerekiyor.

Lakin bu kritik yolda seyrederken, siyasal iktidarın kendisini sıkıntıya sokacak ve şaibe altında bırakacak adımlardan kaçınması gerekir.

MİT Kanunu değişikliğiyle savcılara her tür suç soruşturması için getirilen "başbakandan izni şartı", türlü sıkıntıları peşine takarak geliyor.

1- Değişikliğin yürüyen bir KCK soruşturması esnasında gerçekleşmesi ve o soruşturmayı etkileyecek olması tereddüt doğuracak.

2- Hukuk devletinde asıl olan, herkesin eşit usulde soruşturulmasıdır. İmtiyazlı soruşturma usulleri veya dokunulmazlıklar oldukça dar tutulmuştur.

Zira "soruşturma izni" olgusu, hukuk literatüründe yürütmenin yargıya istisnai müdahalesi sayılmaktadır.

Çünkü savcı kendisine intikal eden suç izlenimlerini, yargıda değil de yürütmedeki yetkili kişi izin verirse soruşturabilmekte, izin vermezse soruşturamamaktadır.

Demokratik hukuk devletleri açısından arkaik bir sistem sayılan "soruşturma izni", kanunlarımızda sivil denetim usulü bile belirtilmeyen ve geçmişinde bu denetimsizlikle pek çok skandala sahne olan MİT için daha da güçlendirilmiş oluyor.

3- Terör suçlarında bile adli soruşturmanın başbakan iznine tabi kılınması ve kanuna "Başbakan tarafından belirli bir görevi yerine getirmek üzere kamu görevlileri arasından görevlendirilenler" ifadesinin eklenmesi, "başbakanlığa" değil de "başbakana" bağlı olan MİT içinde gelişebilecek kanun ihlallerinin başbakana izafe edilmesine zemin hazırlayabilir.

Dahası başbakanın savcıya soruşturma izni verdiği kişi ve olaylarla, izin vermediği kişi ve olaylar oldukça siyasal yorumları getirerek, siyasal iktidarı yıpratabilecektir.

Bu da, derin yapılara hayat sahası açmak isteyen unsurlar tarafından istismar konusu edilebilir.

MİT'e giydirilen bu güçlü koruma zırhıyla, muhtemel bir AK Parti sonrası koalisyonda, demokrasinin ve milletin halini düşünmek bile ürkütücü.

4- Merhum Menderes, müsteşarı Ahmet Salih Korur vasıtasıyla MİT'e kayda değer bir denetim yaptırmıştı.

Aradan yıllar geçmesine rağmen gelip geçen hükümetlerin aynı ciddiyette bir MİT denetimi yap(a)madığı unutulmamalı.

Bildiğiniz gibi 3 istihbarat yapımız var.

Mevcut sistemde yargısal, siyasal ve sivil idari denetime açık olan tek istihbarat servisi EGM İstihbaratı.

Denetim ve kontrole kapalı olan iki istihbarat kurumu ise askeri istihbarat birimleri ve MİT.

Dünyada tüm demokratik ülkelerde istihbarat faaliyetinin üstünde yargısal denetim vardır.

Kurum içinde suç işlendiği vakiyse, bu durum Genelkurmay birimlerinde olduğu gibi kurumun kendisine bırakılmaz, kanunların suçları soruşturmakla görevlendirdiği biricik örgüt olan savcılıkça soruşturulur.

Çünkü denetime ve sorgulanmaya kapalı bir kurum, suça ve şaibelere bir o kadar açık demektir.

Denetimsiz istihbarat servisleri üzerinde yargısal, siyasal ve idari denetimin sağlanması, hükümetin gücünü artıracaktır.

Fakat hem denetimsizlik hem de geri bir adım sayılan "soruşturma izni"nin terör suçlarını bile kapsayacak şekilde genişletilmesi, bir müsteşarla asla zaptedilemeyecek olan servisin kontrolünü daha da zorlaştıracaktır.

5- İddianame yazıldığında açıklanması oldukça zor görünümlerin ortaya çıkma ihtimali göz ardı edilmemeli.

Olgun bir demokraside parlamenter, yargısal ve idari denetime tabi olan kurumlar üzerinde şaibe oluşması ise çok zor.

Çünkü suç varsa yargısal denetim, görevle disiplin kusurları varsa idari ve siyasal denetim söz konusudur.

"İstihbarat kurumları hassas ünitelerdir" önyargısıyla, MİT faaliyetlerinin yargısal ve parlamenter denetime kapalı olması hukuk devleti modeliyle ahenkli değildir.

İşte oldukça hassas kurumlar olduğu için denetlenmeli diyorum ya...


19 Şubat 2012 Pazar 12:25

Etiket: MİT, Müsteşar, Hakan Fidan, Emre Taner, Afet Güneş, AKP, Ergenekon, Savcı, MİT Kanunu,

Firmanızı Ücretsiz Tanıtın

    İlginizi çekebilecek diğer haberler





Medyarazzi YAZARLARI
Ahmed Fevzi YÜKSEL
Halil İbrahim İYİOĞLU
Muammer Yıldıztaşı
ANKET
Hangi Filme Gideceksiniz?
Tanrılar ve İnsanlar
Transformers 3
Aşka Şans Ver
Bir Ayrılık
Dehşetin Gözleri
Julia'nın Gözleri

Ankete oy kullanmak için tıklayın
www.medyarazzi.com | Öz Anadolu Bilişim Reklam İnş. San Ve Tic. Ltd. Şti.
Tüm hakları saklıdır ' 2004-2011 | Haber Ofis