Anasayfa >> Siyaset >> AK Parti'nin tehlikeli oyunu
Facebook'ta Paylaş
  
[-] Normal [+]
AK Parti'nin tehlikeli oyunu

AK Parti'nin tehlikeli oyunu

Vatan Gazetesi yazarı Güngör Mengü," AK Parti'nin tehlikeli oyunu" isimli bir yazı köşesine taşıdı.



Güngör Mengü / Vatan Gazetesi

Başbakan her Salı siyasete ve medyaya haftalık tartışma gündemi veriyor.

Son haftayı “Dindar bir nesil yetiştireceğiz” sözlerini tartışarak geçirdik.

Kapandı mı mesele?

Kapanması için iktidar görüşünde birleşmek gerekiyor. Bu gerçekleşmedi.

Tersine dağılma oldu.

Çünkü yandaş kalemler arasından bile “çocuğuma dokunma” itirazı geldi.

Toplumsal mesajı alıp meseleyi soğumaya bırakmak Başbakan’ın doğasına uygun değildir. Nitekim vazgeçmeyeceğini belli etti.

“Dindar nesil yetiştirme” sözüne laiklik ve demokrasi açısından itiraz edenleri “Tinerci bir gençlik mi istiyorsunuz?” diye paylaması, bu hafta da sorunu tartışmaya devam edeceğimizi gösteriyor.

Konunun gündemde kalması hayırlıdır.

Çünkü Başbakan’ın dindar gençlik yetiştirme hedefi tasavvur değil, ulusal bayramları sıradanlaştıran, imam hatiplerin önünü açan kararlar nedeniyle zaten eylem alanına konulmuş icraattır.

Dün bir VATAN okuru dönemin farkını şu ifadelerle ortaya koyuyordu:

“Bizler 1960’larda büyüdük. Atatürk döneminin bilgili, yurtsever, disiplinli, sevecen öğretmenleri ile yetiştik. Evlerimizde namaz kılan, oruç tutan büyüklerimizi izleyerek, yanlış yaptığımızda uyaran komşularımızı dinleyerek iyi insan olmaya çalıştık. Yazları Kur’an kursuna gidip bazı duaları ve ibadet şekillerini öğrendik. Ama kimse bize bunları öğretirken Atatürk’ü ve Cumhuriyeti kötülemedi.”

Şimdi ulu orta kötüleniyor.

İktidar sözcüsü, Hz. Peygamber için bile bulunmayan koruma kanununun Atatürk için var olmasından şikâyet ediyor.

Neyin işareti şimdi bu?

Hz. Peygamber için koruma yasası mı çıkacak, yoksa Atatürk’le ilgili koruma mı kaldırılacak?

AKP, Cumhuriyet tarihinin en şanslı, en güçlü iktidarıdır. Rahat mı batıyor?

Birçok güzel şeyi borçlu olduğumuz laiklikle bu kadar oynamamak lâzım!

Ek iddianame gibi

Time dergisi aslında dostluk yaptı.

Koskoca T. C. Başbakanı Erdoğan’ın bir Brooklyn’li yazar olan Auster ile tartışmasının “Türkiye’ye irtifa kaybettireceği” uyarısında bulundu.

Saldırı her zaman “en iyi savunma” değildir. Bazen yanlış girilmiş bir kavgadan çekilmeyi de bilmek gerekir.

AKP kurmayları anlaşılıyor ki Başbakan’ın zararlı çıkacağını fark edip Amerikalı yazarın karşısına başka birini çıkarmışlar.

Dün Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli uzun bir açıklama yaptı.

Ergenekon ile Yeni Muhafazakâr diye bilinen ve Orta Doğu’da İsrail’in güvenlik çıkarlarını her şeyden daha önemli sayan bir grup olan Neocon’un ortak faaliyette oldukları iddiasını seslendirdi.

Gedikli’ye göre, Türkiye’de karşılaşılan bütün fenalıklar bunların başının altından çıkmaktadır. Amerikalı yazar Paul Auster’ı da bu ikili “dolmuşa” getirmiştir!

Gedikli’nin açıkladığı Neocon-Ergenekon takımı, söyleyene değil söyletene bak dedirtiyor:

Teknik direktör Şimon Peres; kaleci Öcalan; geri üçlü Sarkozy, Merkel, Netanyahu; orta sahada Mehmet Haberal, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Yalçın Küçük; ileride Kılıçdaroğlu ve Selâhattin Demirtaş..

AKP muhaliflerinin içine atıldıkları bir çöp torbası işlevi gösren Ergenekon, yavaş yavaş uluslararası nitelik taşıyan bir suç örgütü olmaya terfi ediyor.

AKP’yi küçük düşmanlar kesmiyor!


07 Şubat 2012 Salı 10:59

Firmanızı Ücretsiz Tanıtın

+ Yorum yazmak için tıklayın


Bu habere yapılan yorumlar

aygün gürdiş /


Tarih tekerrürden ibarettir derler. Böyle ise akp nereye gidiyor , bu konuda çıkarımlar yapılabilir mi ?. iki parti de darbeler sonrası iktidara tek parti olarak gelmedi mi ? 12 eylül darbesi sonrası iktidara tek başına gelen anap ile , 28 şubat darbesi sonrası iktidara tek başına gelen akp bu anlamda benzeşmiyor mu ? iki başbakan döneminde de ülkenin en güçlü kurumu olan tsk nın başındaki genelkurmay başkanları istifa etmedi mi ( torumtay- koşaner). İki başbakan da yaş karalarına müdahale ederek teamüller dışında komuta kademesi oluşturmadı mı ? İki hükümet de mit'i sivilleştirmeye çalışmadı mı (abas – fidan ). İki hükümet başbakanı da gümüşhanevi dergahı kültüründen gelme değil mi. İki hükümet başbakanı da en önemli stratejik ortak abd'nin , ülkemizle ilgili en önemli olaylarında bush'larla çalışmadı mı. ( Özal zamanında :özalın deyimiyle baba prezidan bush sayesinde körfez savaşına 1 koyup 5 alacaktık. Sonuçta terör örgütü uluslar arası güç oldu. Erdoğan zamanında : oğul bush 2007 beyaz saray toplantısında ergenekon operasyonu için düğmeye bastı. İnşallah ergenekon ve kck tutuklamaları , bir zamanlar Diyarbakır cezaevine sempatizan olarak girip , militan olarak çıkan ve örgütü belki de iyice canlandıran etkiyi yapmaz.). İki partinin başkanı da başbakanlıktan sonra cumhurbaşkanlığı köşke çıkmayı düşünmedi mi? ( özal başardı ve çıktı , fakat hala şaibeli ölümü merak konusu . Erdoğan için de köşk formülleri üretilmekte. İnşallah geleceği , ülkemiz için hayırlara vesile olur.) . Sonuçta Türkiye'deki önemli aktörler ve faktörler olan TSK , ABD , DİN , MİT , HÜKÜMET konularında : anap ve akp – özal ve Erdoğan benzeşmiyor mu? Tarih tekerrürden ibaretse Akp nin tehlikeli oyunları sonuçta nereye çıkar ?

    İlginizi çekebilecek diğer haberler





Medyarazzi YAZARLARI
Ahmed Fevzi YÜKSEL
Halil İbrahim İYİOĞLU
Muammer Yıldıztaşı
ANKET
Hangi Filme Gideceksiniz?
Tanrılar ve İnsanlar
Transformers 3
Aşka Şans Ver
Bir Ayrılık
Dehşetin Gözleri
Julia'nın Gözleri

Ankete oy kullanmak için tıklayın
www.medyarazzi.com | Öz Anadolu Bilişim Reklam İnş. San Ve Tic. Ltd. Şti.
Tüm hakları saklıdır ' 2004-2011 | Haber Ofis